Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik 2022 yılı Şubat ayında başlattığı saldırılar, birçok devleti ve uluslararası örgütü güvenlik konusunda oldukça endişelendirmiştir. Rusya’nın adımlarının NATO’nun yanı sıra AB’yi de derinden etkilediği ve bu kapsamda her iki yapının da köklü hedef güncellemeleri gerçekleştirdiği görülmektedir. Böyle bir süreçte NATO, caydırıcılık gücü bağlamında etkinliğini artırmaya odaklanırken AB ise stratejik özerklik sağlama yolunda planladığı bir dizi hedefi gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Çalışmanın amacı, realizm/neorealizm, güvenlik ikilemi ve caydırıcılık teorileri bağlamında NATO ve AB’nin uluslararası güvenlik perspektiflerinin nasıl değiştiğini ortaya koymaktır. Şubat 2022-Aralık 2024 dönemini kapsayan incelemede, NATO’nun Stratejik Konsepti (2022) ile AB’nin Stratejik Pusulası (2022) başta olmak üzere çok sayıda ikincil kaynak nitel yöntemlerle içerik analizine tâbi tutulurken bazı bölümlerde nicel veriler de (askeri istatistikler) analize dâhil edildiği için çalışma karma bir tasarıma sahiptir. Çatışma henüz sonlanmadığı için bazı veriler değişkenliğe sahip olsa da mevcut bulgular, NATO’nun doğu kanadındaki askeri hareketliliği “bugünün caydırıcılığına” odaklanıldığını; AB’nin ise kurguladığı ortak savunma projeleri “yarının stratejik özerkliğinin” inşa edilmeye çalışıldığını göstermektedir. Ayrıca her iki kurum, Rusya’yı birincil tehdit olarak tanımlarken Çin hususunda belirgin bir strateji farkı söz konusudur. Sonuç olarak Rusya’nın saldırısı sadece mevcut güvenlik mimarisini etkilemekle kalmamış, NATO ve AB’nin kurumsal reflekslerinde de kalıcı bir dönüşüm sürecini tetiklemiştir. Bu tespit, uluslararası güvenlik alanına güncel ve özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
The attacks launched by Russia against Ukraine in February 2022 have caused many states and international organizations to be very concerned about security. It is seen that Russia's steps have deeply affected the EU as well as NATO and in this context, both structures have carried out radical target updates. In such a process, NATO is focusing on increasing its effectiveness in the context of deterrence force while the EU is trying to realize a series of goals planned to provide strategic autonomy. The aim of the study is to reveal how the international security perspectives of NATO and the EU have changed in the context of realism/neorealism, security dilemma and deterrence theories. February 2022-December 2022 in the review covering the period from 2024 to 2022, NATO's Strategic Concept (2022) and the EU's Strategic Compass (2022) in particular, a large number of secondary sources are subjected to content analysis by qualitative methods while quantitative data (military statistics) are included in the analysis in some parts of the study has a mixed design. Although some data are variable because the conflict has not yet ended, the current findings show that NATO is focusing on “today's deterrence” of military mobility on the eastern flank while the EU is trying to build the “strategic autonomy of tomorrow” of joint defense projects. In addition, while both institutions identify Russia as the primary threat, there is a significant difference in strategy regarding China. As a result, Russia's attack not only affected the existing security architecture but also triggered a permanent transformation process in the institutional reflexes of NATO and the EU. This determination aims to provide an up-to-date and original contribution to the field of international security.