In this study, the place of tale in Cahit Sıtkı’s works has been examined. For this
purpose, frequency usage of fairy-tale elements of his works and their functions has
been identified. It has been observed that in shaping his literary understanding tale
affected his subject choice in poetry or story in many aspects. In creating his art, the
poet benefited from the themes of tales his childhood memories gave him.
In his work called ‘Abbas’, he received inspiration of his story and subject of
poem from a tale heard in childhood. He imagined ‘Fortieth Room’ poem by taking
advantage of a tale with the same name; with ‘Fortieth Room’ motif he formed the main axis of the poem. The artist- revealing his ‘own self’ with his poems, stories and letterswrote, in fact, his own tale by leaning on the tales he listened to and their motifs. He
used such fairy-tale motifs as ‘magic prayer’, ‘fortieth room, ‘step-mother’,‘ giant’,
‘dwarf’ ‘forty bandits’ as a morter material in his works and made up rich associative
images.
In short, the tales embellishing artist’s childhood memories was building-blocks
of his works, especially of his poems. The artist who felt the transience of life bitterly,
but not satisfied with this situation often reflected his struggle to shelter in an imaginary
world in his works.
TR Abstract
Bu çalışmada, masalın Cahit Sıtkı’nın eserlerindeki yeri incelenmiştir. Bu amaçla
eserlerdeki masal unsurlarının kullanım sıklığı ve işlevleri tespit edilmiştir. Masalın
Cahit Sıtkı’nın edebî anlayışının şekillenmesinden, şiir ya da hikâyelerinin konu
seçimine kadar birçok açıdan onu etkilediği görülmüştür. Şair, sanatını oluştururken
çocukluk hatıralarının kendisine sunduğu masal izleklerinden yararlanmıştır.
O, “Abbas” adlı hikâye ve şiirinin konusunu, çocukluğunda dinlediği bir
masaldan ilham almıştır. “Kırkıncı Oda” şiirini, aynı adlı bir masaldan yararlanarak
kurgulamış; “kırkıncı oda” motifiyle şiirinin ana eksenini oluşturmuştur. Şiirleri,
hikâyeleri ve mektuplarıyla “kendi beni”ni anlatan sanatkâr, çocukken dinlediği
masallara ve bu masalların motiflerine yaslanarak adeta kendi masalını yazmıştır.
“Sihirli seccade”, “kırkıncı oda”, “üvey anne”, “dev”, “cüce”, “kırk harami” gibi masal
motiflerini, eserlerinde bir harç malzemesi olarak kullanmış ve zengin çağrışımlı imajlar
oluşturmuştur.
Kısacası, sanatçının çocukluk hatıralarını süsleyen masallar, onun eserlerinin,
özellikle de şiirlerinin yapı taşı olmuştur. Hayatın geçiciliğini acı bir şekilde
duyumsayan, ancak bu durumu içine sindiremeyen sanatçı, masalsı bir dünyaya sığınma
gayretini eserlerinde sıklıkla terennüm etmiştir.