Bu çalışma, Soğuk Savaş sonrası Türkiye–Rusya ilişkilerini güvenlik ve ekonomi ekseninde ele almaktadır. Çalışma, iki aktör arasında Soğuk Savaş sonrasında ortaya çıkan çatışan çıkar alanlarının neler olduğu ve buna karşın ilişkilerde sürekliliği mümkün kılan unsurların nasıl şekillendiği sorularına cevap arayarak bir değerlendirme yapmaktadır. Bulgular, güvenlik ve jeopolitik konularda yaşanan görüş ayrılıklarına ve farklı çıkar alanlarına rağmen, ekonomik ilişkilerin iki ülke arasındaki bağların kopmadan sürdürülmesinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Türkiye ve Rusya, Suriye, Kafkasya, Çeçenistan ve Ukrayna gibi birçok alanda ve PKK konusunda farklılaşan çıkarlara ve görüş ayrılıklarına sahiptir. Örneğin, Rusya–Ukrayna Savaşı, Türkiye–Rusya ilişkilerinde eş zamanlı olarak hem gerilim hem de esneklik unsurlarını görünür kılmıştır. Türkiye, savaş süresince NATO üyeliğini sürdürürken Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarına katılmamış; buna karşılık Rusya ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini muhafaza etmiştir. Enerji başta olmak üzere, turizm, müteahitlik ve S400 savunma sistemlerinin alımı gibi ekonomik meseleler ise iki aktörü birbirine yakınlaştıran bir görev üstlenmektedir. Çalışma, nitel araştırma yöntemine dayalı olarak literatür taraması yöntemiyle yürütülmüştür. Analiz kapsamında akademik çalışmalar, düşünce kuruluşu raporları ve resmî belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye–Rusya ilişkilerinde jeopolitik ayrışmalar ve güvenlik temelli gerilimlerin, enerji, turizm, müteahhitlik ve savunma gibi alanlardaki ekonomik iş birlikleri aracılığıyla yumuşatıldığını göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarının birbirini dışlayan değil; karşılıklı etkileşim içinde gelişen ve ilişkilerde sürekliliği mümkün kılan bileşenler olduğunu vurgulamaktadır.
EN Аннотация
This study examines post–Cold War Türkiye–Russia relations through the lenses of security and economy. The study seeks to provide an assessment by addressing the questions of what the conflicting areas of interest between the two actors have been in the post–Cold War period and how the elements enabling continuity in bilateral relations have been shaped. The findings reveal that despite disagreements and diverging interests in security and geopolitical issues, economic relations play a decisive role in sustaining bilateral ties without a complete rupture. Türkiye and Russia have divergent interests and disagreements in multiple areas, including Syria, the Caucasus, Chechnya, and Ukraine, as well as regarding the PKK issue. For instance, the Russia–Ukraine War has simultaneously brought to light both tension and flexibility in Türkiye–Russia relations. Throughout the war, Türkiye has maintained its NATO membership while refraining from joining Western sanctions against Russia, while preserving its diplomatic and economic relations with Moscow. Economic issues—most notably energy, along with tourism, contracting activities, and the procurement of the S-400 air defense systems—serve to draw the two actors closer. The study is based on a qualitative research design and employs a literature review method. Within the scope of the analysis, academic studies, think-tank reports, and official documents are examined together. The findings indicate that geopolitical divergences and security-based tensions in Türkiye–Russia relations are mitigated through economic cooperation in areas such as energy, tourism, contracting, and defense. Ultimately, the study emphasizes that politics, security, and economy are not mutually exclusive domains but interconnected components that evolve through mutual interaction and enable continuity in bilateral relations.