İnsanlığın yeryüzü serüveninden bu yana, insanlık kendisiyle, çevresiyle daha geniş anlamda varlık ile ilişkilerini bir şekilde açıklar. Her dönemin ruhu kendini, dönemine uygun anlatı araçlarıyla ifade eder. Bu ruh, o döneme damgasını vuran insan-varlık ilişkisinin görüntüsüdür. İnsanın varoluşsal kaygılarını sorgulamasında önemli bir tür olarak ortaya çıkan küçürek öykü, bireysel olanın ifadesidir. Küçürek öykü, kendi çağının ruhunu, yansıtır. Klâsik Türk Edebiyatı da kendi çağının ruhunu, algı sorununu, dünyaya bakış açısını, özüne uygun olarak açığa çıkardığı anlatı araçlarıyla dile getirmiştir. Bu çalışma, Küçürek öykü felsefesinin Klâsik Türk Edebiyatındaki görünümü hakkındadır. Bu felsefe dünyada kendini yalnız, mutsuz ve sürgün hisseden özgür görünümlü çoğul mahkûmların metinleşen çığlığıdır.
EN Özet
Since the adventure of mankind on earth, humanity describes his relationship with itself, with the environment and being in a broader sense the relationship with the entity. The spirit of every session, utters itself by well-matched expression tools. This spirit is the semblance of the relationship between human-being and entity. Emerged as an important type, Short-Short story, what is an individual expression, examining the anxiety of existential of human beings. Short short story is seculars of the spirit of its era. So Classical Turkish Literature also utters the spirit and feelings of its era and viewpoint of the world by convenient narrative tools. This study is about appearance of philosophy of Short-Short story in Classical Turkish Literature. This philosophy is a rawness of the text had been formed with who has appearance of unfettered captive and feels him/herself isolated, unhappy and banishment in the world.