Klasik edebiyat verdiği ürünlerle bugün yalnızca edebiyatçılar için değil dilciler için de
zengin bir kaynak olma niteliğine sahiptir. Sosyal hayata ve diğer kültürel değerlere ait pek
çok bilgi gibi dönemin birçok özelliği, bu metinler yardımıyla takip edilebilirken bunun
yanında söz varlığında veya birtakım gramer şekillerinde görülebilen arkaik özellikler
incelemeye değer konular oluşturmaktadır. Bu konu çerçevesinde ele alınan Sehî Bey
Dîvânı XVI. asırda Türk dilinde yaşayan arkaik unsurların bir kısmını barındırması
bakımından önemli verileri ihtiva etmektedir. Dîvân’da sıkça görülen arkaik şekillerden
birine şu örneği vermek dikkat çekici olacaktır: “Dâğlar halkası geydürdi zırıhlar tenüme /
Cebe satmak nic’olur göstereyin düşmenüme” beytindeki I. teklik şahıs emir/istek eki -eyin
eki içerdiği şekil itibarıyla eski Türkçe dönemine kadar indirilebilirken bugün artık yerini -
eyim şekline bırakmıştır. Bu örnek, hem geçmişteki bir ögenin metinde yer alması
bakımından hem de kullanımın bugüne ulaşamamış olması bakımından dikkat çekicidir.
“Bu emre ey dil olduƞ çünki me’mūr/Düriş kim oldı el-me’mūr ma‘ẕūr ” beytinde “çalış-”
anlamındaki düriş- fiili de yine Eski Anadolu Türkçesinde yani bir önceki dönemde
kullanılan ama bugüne ulaşamayan bir başka kullanımı göstermektedir. Bu örnek, gramer
şekillerinin yanında söz varlığında da görülen bir şekil olması bakımından ilgi çekicidir. Bu
ve buna benzer arkaik şekillerin sayısını örneklemeler yoluyla artırmak suretiyle incelemek
günümüzdeki tarihî gramer araştırmaları için de yararlı olacaktır.
EN Özet
Our classical literature with its given works, today not only for litterateurs but also for
us linguists has an identity of rich source. While various features of the era like countless
datas belonging to social life and other cultural values can be followed with the help of
these texts, furthermore, archaic features seen in vocabulary and some grammar forms are subjects worth for being studied. Sehî Bey Dîvân about which also we discussed in the
frame of this subject, contains important datas from the aspect of having alive archaic
elements in Turkish language in XVI. century. It will be noteworthy to give an example for
one of archaic forms frequently seen in Dîvân: Whilst in the stave of “Dâğlar halkası
geydürdi zırıhlar tenüme / Cebe satmak nic’olur göstereyin düşmenüme” first oneness
character order/wish affix –eyin affix as at its own form can be diminished to old Turkish
era, today now it left its place to –eyim form. This example is noteworthy in terms of both
an element in the past having placed in the text and also its usage couldn’t have reached
today. esle word meaning “to listen” in the stave of “Hakkıla ger hak olmag istersen/Zikr-i
Hakk eyle sözimi esle” also shows another usage again in Old Anatolia Turkish namely
having used in the former era but not able to have reached today. This example, besides
grammar forms in terms of being a form seen also in vocabulary is interesting. It will be
beneficial for also today’s historical grammar researches to